| |||||
|

Veysel Karani Hz. :
Baykan İlçesi’nin en önemli özelliği, büyük zatlardan olan Hz. Veysel Karani’nin türbesinin İlçe’nin 8 Km. güneybatısında bulunan Ziyaret Beldesi’nde bulunmasıdır. Türbenin burada olması nedeniyle binlerce insan İlçe’ye akın etmekte ve İlçe’yi canlandırmaktadır.
Ya Aişe, sen o zatı gördün mü?
Evet ey Allah’ın Resulü. Sağ gözümün ucu ile baktım.
Öyleyse o gözünü bende ziyaret edeyim. Görüşün ve gördüğün mübarek olsun.”
Bir müddet sonra Mescid-i Nebevi’ye geçen Resulullah, Sahabelerine seslendiler;
“ – Müjdeler olsun, Üveys’i gören gözü ziyaret ettim, gelin siz de benim gözümü ziyaret edin.
Ve buyurdular; “Bana Yemen tarafından rahmani kokular geliyor. Şüphesiz tabii’nin en hayırlısı Üveys’tir.”
Resulullah son hastalıklarında Hz. Ömer, Hz. Ali ve Hz. Aişe’ye vasiyet buyurdular :
“ Benden sonra arkamdaki hırkamı, Üveys’e veriniz.”
Yine Resulullah buyurdular :“Benim ümmetimde Üveys adında bir kişi vardır. Kıyamet gününde Rebia ve Mudar Kabileleri’nin koyunları tüyü sayısınca günahlı kişilere şefaat edecektir.”
Resulullah’ı göremeden tekrar Karen’e dönen Hz. Veysel Karani yine deve
çobanlığı yapmaya devam eder. Yine Karen halkı ona divane gözüyle bakar ve
O’nunla alay ederlerdi. O yine herkesten uzak kendi uzletgah’ında ibadetleriyle
meşgul olur, gönlü Allah aşkı, Peygamber sevgisiyle dolar taşardı.
Peygamberimizin vefatından sonra Hz. Ali ve Hz. Ömen Üzeys Hz.’ni bulur ve
Peygamberimizin vasiyeti üzerine Hırka-i Şerifi Hz. Veysel Kanani’ye verirler.
Peygamberimizin hırkasının Hz. Veysel Karani’ye verilmesinden sonra ve
Peygamberimizin O’nun hakkındaki övgülerinin duyulmasından sonra Hz. Veysel
Karani’nin gözünde değeri artar, herkes ona hürmet eder.
Annesi vefat etmiş bulunan Hz. Veysel Karani’nin yüceliği bu hadiseden
sonra Karen’de bilindiği ve kendilerine olan hürmet arttığı için köyden
ayrılırlar. Kûye’ye giderler.
Hz. Veysel Karani’nin Kûye ve Basra taraflarındaki hayatı da eskisi gibi
yine ıssız vadilerde, tabiatın kucağında ve kendi uzletgahında Hakk’a niyazla
geçmektedir.
Hz. ali’nin halifeliği sırasında iki Müslüman grup arasında çıkan Sıffin
Savaşı’nın hazırlıkları esnasında Hz. Ali tarafında, safında savaşa katılması
ricasıyla Medine’ye davat edilirler. Memnuniyetle bu davete icap eden Hz. Veysel
Karani hemen Medine’ye hareket ederler, daha sonra da Hz. Ali’nin yanında Sıffin
Savaşı’na katılırlar.
Sıffin Savaşı esnasında Veysel Karani’de yaralanarak, Hicret’in 37.
Senesinde (Miladi 657) Şevval ayının 18. günü Fırat Nehri kenarında savaş
meydanında şehit olur.
Sıffin Savaşı’nda şehitlerin büyük çoğunluğu savaşın olduğu yerde toprağa
verildi. Şehitlerini memleketlerine götürmek isteyenler için tabutlar
yaptırıldı. Şehitlerin içinde Hz. Veysel Karani’de vardı. Mübarek naaşı için üç
ayrı kabile toplanmış ve sahip çıkmışlardır. Şehit birdi, ancak sahipleri üçtü.
Saatlerce tartıştılar. Ne var ki, hiçbir kabile diğerini tatmin edip
inandıramadı. Sonunda iş Hz. Ali’ye ulaşınca O, olayı islami açıdan anlatmaya
çalıştı. Hz. Veysel Karani’nin köken itibariyle Yemen’li olduğunu ve Yemenlilere
verilmesi gerektiğini belirtti. Ancak, diğer iki kabile bu teklife razı
olmadılar. Hz. Ali kur’a çekme teklifinde bulundu ise de buna da razı olmadılar.
Bunun üzerine Hz. Ali “Peki, dedi... Veysel Karani’nin mübarek naaşını ben
korumaya alıyorum... Yarın görüşürüz.” dedi ve her üç kabile başkanları
dağıldılar. Hz. Veysel Karani son kerametini gösterdi ve sabah kalktıklarında
her üç kabilenin tabutlarında da göründü. Her kabile birbirinden habersiz naaşın
kendilerine verildiğini zannederek sessizce naaşı alarak, biri Yemen yolunu,
biri Şam yolunu, biri de Bitlis yolunu tuttu.
Allah aşkının potasında eriyen Veysel Karani Hz.’nin kerameti böylece
yeni olayların çıkmasını önler. Rivayetler O’nun şahadetini ve kerametini böyle
anlatır. Ancak, her şeyi bilen yüce Allah’tır. O’nun defni ve mezarıyla ilgili
anlatılanlar birer rivayete dayanır. Nereye ve nasıl defnedildiği konusunda
kesin bir bilgi yoktur. Nerede olduğunu ancak yüce Allah bilir.
Keşifleri :
Kahveyi
bulan o’dur.
Üveys bir gün develeri otlatırken buruşuk meyvelerden birisini ısırdı.
Acıydı. “ Allah (c.c) her bir nimeti fayda için yaratmıştır.” Diyerek acı
bulduğu o meyvelerden birazını ateşin üzerine attı, kavurdu, çiğnedi acılıkları
kalmamıştı. Bir saat sonra Üveys’in aklı içi bir olmuştu. Daha sonra iyi
düşünmeye, kendisine güvenmeye başlamıştı. Üveys derhal yakışan ismi söyledi.
“Madem ki yiyeni keyiflendiriyor (keyfe) olmalıdır.” Dedi. Günümüzde Keyfe adı
kahve olarak anılmaktadır.
Hz. Veysel Karani’nin İlmi Yönü :
Hz.
Veysel Karani, dünyanın batıl inançlarla karanlık içinde yüzdüğü bir dönemde,
İslam’ın doğuşundan önce Yemen’in Karen Köyü’nde bu aleme gözlerini açan bir
velidir. Hem de velilerin öncüsüdür. Doğuşunda gönlünü ışıklandıran tek Allah
inancı daha çocukluk yıllarında başlamış, olgunluk çağına geldiğinde bu inanca
Peygamber sevgisi eklenince, iç aleminde dış alemleri görür pencereler
açılmıştır. Okul görmediği, bir harf bilmediği halde yüce Allah ona gayb
alemlerini açmıştı. Hiçbir öğretmene gerek duymadan gizli hazinelerini öğrenmek
ve görmek mutluluğunu bağışlamıştır.
O’nun zengin gönül ikliminde sürekli olarak Allah’a ve yüce Peygamberine
sevgi çiçekleri yeşermişti. Hz. Peygamber daha dünyayı aydınlatmadan yıllar önce
tek tanrı görüşüne ve peygamberin geleceğine inanmış olması, O’nun erdem dolu
niteliklerinin en üstünüydü.
Alemler serdarı Hz. Peygamberi dünya gözüyle görmeden O’na aşık olmuştu.
O’nu görebilmek iştiyakıyla doluydu. Ne var ki, gönül gözüyle her zaman gördüğü
Hz. Peygamberi dünya gözüyle görememiştir.
Hz. Peygamberin " Cennet anaların ayakları altındadır.” Hadisi ile
buyurduğu anne sevgisinin kutsallığını, yatalak annesine bir ömür boyu
gösterdiği üstün hizmet ve ilgisiyle, insanoğluna en güzel örneği hiç kuşkusuz
Veysel Karani Hz. vermiştir.
Hz. Veysel Karani’nin tabii’nin en ulusu olduğu, Allah ve Resulü nezdinde
çok sevilen bir kişi olduğu, gerek Peygamber efendimizin hadislerinden, gerekse
İslam alimlerinin ortak yorumlarından anlaşılır.
Veysel karani Hz.’nin hayatı, derinliklerine erişilmeyen bir ummandır.
Bütün yaşamını deve çobanı yanında ibadet ve itaatle sürdürmüştür.
Allah’ın
bahşettiği eşsiz yüceliği de Peygamberin hırkasının kendisine verilmesinden
sonra anlaşılabilmiştir. Böylece o güne kadar deli divane olarak görülen Veysel
Karani Hz. halkın gözünde kutsallaşmış, gönüllerde layık olduğu altın tahta
oturmuştur.
Allah’ın velileri her zaman insanların gönlünde taht kurmuştur. Onları her
toplum kendilerine mal etmek istemiştir. Sahip çıkmışlardır. Kendileri tek
olduğu halde Anadolu’muzun birçok yerinde makamları bulunmaktadır.
Hz. Peygamber bir hadisinde;
“ Beni ziyaret etmek imkanına erişemediğinizde, kardeşim Veysel Karani’yi–Makamını-ziyaret
ediniz.” buyurmuştur.
Velilerin öncüzü Veysel Karani Hz.’ne izafe edilen ve İslam devletlerinin
topraklarına kubbeler yapılarak serpilmiş bulunan makamların en önemlilerinden
biri hiç kuşkusuz Baykan İlçesi sınırları içindeki bu kutsal makamdır.
Siirt, Baykan İlçesi’ndeki Veysel Karani Hz. makamı, en çok ziyaret edilen
makamların başında gelir. Yıllık ziyaretçi adedi yüzbinleri aşar. Burada Veysel
Karani Hz. huzurunda eller duaya kalkar, dilekler tutulur, kurbanlar kesilir.
Veysel Karani Hz.’ne ait külliyenin temeli Selçuklular Dönemi’nde atılmış,
ilk olarak ta Veysel Karani Türbesi yapılmıştır. Daha sonra 1967’de onarım
görmüştür.
Veysel Karani Külliyesi, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün girişimleriyle 1974
yılından itibaren çok daha bakımlı bir görünüme kavuşmuştur. 1982 yılında avlu
düzenlenmesinden sonra, 1983’te kesimhane binaları, daha sonra da otel ve
konukevi binaları devreye sokulmuştur.
Yunus Emre’nin Dilinden
VEYSEL KARANİ
Rum’da, Acem’de aşık oldum
Yemen İllerinde Veysel Karani
Enbiya sevdi ve dostum dedi
Yemen illerinde Veysel KaraniAnasından doğdu dünyaya geldi
Melekler altına kanadın yaydı
Resulün hırkasın, tacını giydi
Yemen illerinde Veysel KaraniErenler önünde kemer belinde
Aknurdan beni var o sağ elinde
Üveys sultan derler Hak divanında
Yemen illerinde Veysel KaraniSabah ibadetin yapar giderdi
Gizlice Rabbine niyaz ederdi
Anın işi gücü deve güderdi
Yemen illerinde Veysel KaraniBin deveyi bir akçeyi güderdi
Anın da nısfını zekat ederdi
Develer bilesine tevhid ederdi
Yemen illerinde Veysel Karani
1.BÖLÜM
2.BÖLÜM